Kaygısız!

Akşamcılar “İçelim Güzelleşelim” derler. Sizi güzelleşmeye çağırıyor sıcaklığı, sahiciliği yitirmeden bir türlü ısıtamadığımız soğuyan yüreklerimizi ısıtalım istiyoruz.

Lafı çok dolandırmadan diyoruz ki, rakı bencildir; hakkının verilmesini, kendisine saygı duyulmasını ister, bir iki saat ayırıp bir iki kadeh ile tüm kaygılardan azade olun istiyoruz.

Uzatmadan “ARAK-NUŞ” oluverin. Denizkızı, Erdek, Tenedos, Âlem, Ağa, Duziko, Mastika içen Bekri, Mustafalar, Neyzenler, Cahit Sıtkı Tarancı, Can Yücel, Ahmet Haşimler, Sait Faik, Münir Nurettin, Hakkı Devrimler ve Aydın Boysan;

Cacık katiyen sulandırılmaz, kıvamı zeytinyağı ile verilir diyorlardı inanın biz öyle yapıyoruz. Sizleri tam olarak gerçek lezzetlere gerçek meyhaneye çağırıyoruz. Sanmayın ki kaygısız da, kaygısız olmak kolay iştir. Ama Kaygısızda dünün keşkeleri, yarının acabaları, bugünün nasılları arasında kaybolmanıza izin vermiyoruz. Çünkü Kaygısız meyhane sadece rakı içilen bir mekân değil “hemdem” olunan, hem “hemdert” olunan “hemhal” olunan ortam.

Kaygısız ’da yok saymak, görmezden gelmek olmaz. Çay bardağından billur kadehlere; İstanbul’dan Anadolu’nun en ücra köşesine ve Osmanlı’dan Cumhuriyet Türkiye’sine Meyhaneler hep vardı.

Her duyguya seslenir, anaya-ataya, sevgiliye, dosta, arkadaşa, yalnızlığa, gurbete, ille de lezzete özetle insana ait her şeye daha da bir anlam katar.

Çünkü meyhanelerde cam da değil canda aranır mana. Rakı çözer, meyhane dinler, inadına bıkma, içine alır, duygularınızı anlar, anlattırır, önemser, önemsetir, söyler, söyletir…

KAYGISIZ; işte bu duyguların mekânı, geçmişle bağını koparmayan bir yaklaşım ve içerikle tasarlanmış… Dostların, arkadaşların, arkadaşlar için kaygılananların, söyleyenlerin, dinleyenlerin, sabrın, hoşgörünün, şarkıların türkülerin adı.

Orada izler bulacaksınız geçmişten ve gelecekten.